Hatice Gelener Ilk Ogretim Okulu
Daha İyi Hizmet Alabilmeniz İçin Üye Olunuz...

proteom bilimi-3

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

proteom bilimi-3

Mesaj tarafından Misafir Bir C.tesi Ara. 20, 2008 8:44 pm

Protein oluşumu
DNA 4 harfli bir alfabeden(4 çeşit nükleotid(baz)) oluşurken protein 20 harfli bir alfabeden ( 20 çeşit aa) oluşur. Protein senaaai DNA sayesinde olur. Bunun için bu iki alfabe arasında çeviri yapılması gerekir. Bu olay kısaca şu şekilde olmaktadır.
.(bir genlik kısım).DNA
MRNA
DNA’nın bir genlik kısmı bir enzim aracılığıyla RNA’ya kopyalanır/veya RNA oluşturulur.
DNA: birçok genden oluşur
RNA: bir genden


Daha sonra MRNA ribozomlara yapışır ve ribozom bu RNA’daki kod dizilimini okumaya başlar ribozomun çevresinde tRNA’lar vardır bu tRNA’lara ise çeşitli aa’lar bağlanmıştır. mRNA’dan hangi baz dizilimi okunduysa ona ait aa’nın bağlandığı tRNA gelir ve ribozoma yapışır bu işlem bu şekilde devam eder ve bir protein oluşur.


Günlük Protein İhtiyacımız Nedir?
Protein vücut için çok gerekli bir bileşendir. Kasların ve bağlantı dokularının beslenmesi yaşaması ve tamiri vücudun su dengesinin düzenlenmesi ana hormon ve enzimlerin üretilmesi ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.
Sağlıklı ergen erkek ve kadınlar için günlük gerekli miktar Kg başına 08 gram olarak hesaplanmıştır. Yani vücut ağırlığına göre ortalam bir insanın günlük 40-65 gr arası Protein alması gereklidir.
Günlük 2000 kalorilik beslenme rejimi uygulayan bir ergen kişi için 50 gram protein alması uygundur. Eğer düzenli egzersiz/spor yapan birisi iseniz Bu miktarın egzersiz yaptığınız günlerin sayısına bağlı olarak % 25-50 arttırılması gerekir
Bu miktarı Balık Yağsız Et Kümes hayvanlarının etleri Az yağlı ya da yağsız süt ürünleri Bakliyat Tahıl ve Soya gibi sağlıklı ve protein açısından zengin ürünlerden alabilirsiniz.


Protein Senaaai
Bu soruya yanıt vermek için öncelikle proteinin nasıl oluştuğunu incelemek gerekiyor. Vücudumuzda DNA molekülleri ile depolanan genetik bilgiler translasyon dediğimiz bir olay ile amino grup asitlerden oluşan protein haline gelmektedir. Bu olay sırasında önce belirli bir miktar DNA’dan buna karşılık gelen RNA dizisi oluşur. Transkripsiyon denilen bu olaydan sonra RNA yapısında bulunan ve aktif protein senaaaine katılmayan intron dediğimiz RNA dizileri ortadan kaldırılır. Intronsuz RNA’ya MRNA diyoruz ve bu MRNA ribozomlarda birçok karmaşık olaydan sonra amino grup asit haline çevrilir ( Transla yon) ve değişik aminoasitlerin birleşmesiyle proteinler meydana gelir. Bu sayede DNAlarda hazır bulunan bilgiler protein formunda dokularda ve hücrelerde faaliyet göstermeye baslar. Proteinin yanlış senaaalenmesinin ana nedeni DNA nin yapısında olabilecek bir değişikliktir ve buna mutasyon diyoruz. Ayrıca çeşitli proteinler senaaalendikten sonra bazı modifikasyonlara uğrarlar. Bunlar proteinin bir kısminin kopması fosfor seker karbonhidrat molekülleri eklenmesi gibi olaylardır. Bu aşamalarda olabilecek bir bozukluk ta proteinin gerçek fonksiyonunu göstermesine engel olur. Özetle saydığım bütün aşamalarda olabilecek bir bozukluk sonuçta proteinin senaaainde bozukluğa neden olacaktır.
Protein yanlış senaaalenince ne olur sorusuna en basit ve kısa yanıt o proteinin fonksiyonu nun bozulması olacaktır. Söz konusu proteinin fonksiyonu örneğin hücrelerin bölünmesine yardımcı olmaksa bu proteinin senaaaindeki bozukluk hücrelerin bölünmesinde sorun çıkartacaktır. Günümüzde birçok proteinin yanlış yada eksik senaaalenmesinin bazı hastalıklara neden olduğu bilinmektedir. Bazı tip kanserlerde örneğin çok özel proteinlerde mutasyon olduğu hem deney hayvanlarında hem de insanlarda gösterilmiştir. Tümör oluşumunu önleyen bazı proteinlerde olabilecek senaaa hatalarının organizmaları Kanser gelişimine daha hassas hale getirdiği bilinmektedir. Yanlış protein senaaai sadece kanserli kişilerde görülmemektedir. Yapilan calismalar bir çok hastalikta spesifik protein veya proteinlerde yanlış senaaalenme oldugunu gostermistir. Uzayip giden bu hastaliklara birkac ornek vermek gerekirse seker hastaligi bazı akciger hastaliklari Alzheimer hastaligi bir çok bag dokusu hastaligi sayilabilir.
Bu noktada bir onemli konuyu da belirtmek gerekir. yanlış senaaalenen her proteinin mutlaka bir hastaliga neden olmasi gerekmez. bazı senaaalenme hatalari proteinin fonksiyonunda çok onemli bir degisiklige neden olmaz. Yine ayni sekilde bazı durumlarda yanlış senaaalenme sonucu fonksiyounu bozulan proteinin gorevi ona benzer bir baska protein tarafindan ustlenilebilir ve organizmada olabilecek herhangi bir fonksiyon eksikligi onlenmis olur. Son olarakta yanlış senaaalenen proteinin organizma icin hayati onemi olmayan bir fonksiyonu varsa bunda olabilecek senaaa hatalarinin çok fazla onemi olmayabilir. Özetle tekrarlamak gerekirse proteinler organizmalarin effektor molekülleri oldugundan senaaa bozukluklari sorumlu olduklari fonksiyonlarin bozulmasina neden olabilir. bazı proteinlerin senaaa bozukluklarinin çok ciddi ve hayati tehliaaae olusturacak ya da yasamla bagdasmayacak bir sonucu olabildigi gibi bazı proteinlerde ise bu fonksiyon bozuklugu farkedilmeyebilir. Bu soz konusu proteinin organizmada ustlendigi fonksiyon ve regule ettigi hucresel olaylarla ilgilidir. Karbonhidratlardan ve yağlardan farklı olarak C H O’ nun yanında N ve bazen de S bulundurur. Esas görevi yapı maddesi olmaktır. Yapıtaşları amino asitlerdir. Yüksek sıcaklık proteinlerin yapısını bozar. Her canlının protein yapısı kendine özgüdür.
Proteinler hücre içi ve hücre dışında önemli yapı maddeleridir
Bağ doku kollogen lifleri kıl ve derideki keratin ( Saç ve Tırnaklarımız) önemli hücre dışı proteinleridir
Örneğin: Lipoprotein zar yapısı Nükleoprotein kromozom yapısı.
Kasların kasılmasında görev alan aktin miyozin iplikler protein molekülünden oluşmuştur.
Bir moleküle bağlanıp onu diğer moleküle taşırlar.
Örneğin : Hücre içinde sitoplazma ile çekirdek arasında bazı maddeleri taşırlar.
Biyokimyasal reaksiyonlardaki biyolojik katalizörler yani Enzimlerin hepsi protein moleküllerinden meydana gelmişlerdir.
Proteinler taşıyıcı moleküllerdir. Yüksek enerjili elektronu taşıyan sitokromlar oksijeni taşıyan hemoglobin protein moleküllerinden meydana gelmişlerdir.
Not: Hemoglobin 9512 atom bulundurur. C3032H4816N780O872S8Fe4
Vücuda dışarıdan giren hastalık yapıcı maddelere antijen denir. Vücudun antijenlere karşı korunmak amacıyla meydana getirdiği protein yapısındaki moleküllere ANTİKOR adı verilir. Virüslere karşı salgılanan interferon da protein yapısındadır.


Hormonların büyük bölümü proteindir.
Örneğin: kanda şeker seviyesini düzenleyen İnsülin glukagon hormonları . Dolayısıyla proteinler düzenleyici rol oynarlar.
Depo protein olarak albümin yılanlarda zehir üretilmesi ayrıca yakılmalarında CO2 H2O H2S NH3 üre ürik asit gibi artık maddeler oluşur.
Proteinler hücrelerin madde alış verişini sağlayan osmotik basıncın oluşmasında etkilidir.
Örneğin: Doku hücrelerinden kılcal damarlara madde geçişini kandaki proteinlerin oluşturduğu osmotik basınç sağlar.
Yetişkin insanların vücudlarındaki dolaşım solunum sindirim boşaltım gibi biyolojik olaylar olurken hücreler yıpranır. Yıpranan hücrelerin yerine yenilerinin yapılması yine protein varlığında olur.
Hücre zarında bulunan proteinler aminoasit ve glikoz gibi monomerleri tanıyarak hücre içine alırlar.
Besin kaynağı olarak rol oynarlar. Örneğin: bazı bitkilerin tohumları çimlenme ve gelişimin ilk safhalarında gerekli enerji için protein depolar. Süt içindeki kazein çocuklar için önemli hayvansal proteindir.
Alınan proteinler ancak uzun açlıkta enerji hammaddesi olarak kullanılır. Bu durumda protein yıkımı protein senaaainden daha fazladır. Bu yüzden aşırı zayıflama görülür.
avatar
Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz